Yeni Sayfa

 

YAYAYA KİTAPLARI'NI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİRİNCİ DENEYSEL UYGULAMA “CÜMLE ÖĞRENİMİ”

Hedef  kitle dört yaş ve üzeri iki dille büyüyen çocuklardır. Öğretici eşliğinde yürütülmelidir. Çocuğun çok temel bilgisayar aşinalığı olmalıdır. Zamanla çocuk alıştıktan sonra son aşamalar çocuk tarafından yine ebevyn denetiminde ama tek başına yürütülebilir. Bu aşamaya gelinmesinde kitabın çocuk tarafından gerçekten seviliyor olmasına ihtiyaç vardır. Ebeveyn tarafından bu konuda özellikle dört yaş civarındaki çocuklara “Ödev” verilmemesi veya bunun denenmesi gerekmektedir. Çocuğun kendi isteğiyle yaptığı resimler esas alınmalıdır. Çocuk kendiliğinden bunu vazife edinirse bu durum sınırlı olarak desteklenebilir. Çocuğun bu konuda fazla teşvik edilmesi bıkmasına sebep olabilir.

Belirtilen kaynaktan indirilen yarı hazır e-kitap ve e- okuyucu öğretici tarafından bilgisayarın masa üstüne konumlandırılmış olmalıdır. Bu aşamadan sonraki çalışmaya öğrenici ve öğretici birlikte katılmalıdır. Çocuğa bilgisayarda kendisine ait bir kitap olduğu ve ilk aşamada kapağına onun bir resminin konulacağı, kitabına bir isim vermesi gerektiği ve kitabın sahibi olduğu için onun adının yazılacağı söylenmelidir. Bu birlikte yapıldıktan sonra cümle öğrenmeyi veya öğretmeyi amaçlayan cümle sözlüğünün yapımına başlanabilir. Çocuğun ilgisini çekecek her aşamada çocukla birlikte hareket edilmesi önemlidir.

Daha önceden hazırlanan dosyadan çocuğun bir resmi kapaktaki ilgili kısma çerçeve çift tıklatılarak indirilir ve yönergelere göre düzenlenir. Çocuğa ait birden çok resim varsa çocuğun seçmesine izin verilmelidir. Çocuk isterse bu resmin yerine başka bir resim koyabilecektir. Bu çocuğa hatırlatılmalıdır.

Çocuğa, yaptığı ve kitabına koyacağı resimde neyi anlattığı sorulur. Cevap çocuğun daha iyi bildiği diğer dilde ve Türkçe olarak en fazla iki kısa cümleyle tespit edilir. Resim bilgisayar ortamında yapılmışsa “JPEG” formatıyla saklanır. Ya da yardımcı öğretici tarafından taranan  “JPEG” formatlı resim bilgisayar ortamında bir dosyada toplanır ve adlandırılır. Öğretici tarafından boş çerçeve çift tıklandığında çocuğun resimlerinin bulunduğu klasörün gelmesi sağlanır.

Çocuğun yaptığı resim kitapta yer alan çerçeveye yönergelere uygun olarak yerleştirilir. Çocuğa resmin orijinali  ve kitaptaki görüntüsü gösterilir. Cümle boşluğuna çocuğun daha önce resmi ile ilgili söyledikleri yazılacaktır. Hatırlıyorsa söyledikleri bir veya iki kısa cümle ile hem çocuğun öğrendiği dilde hem de hedef dil olan Türkçe olarak yazılır. Hatırlamıyorsa o andaki düşüncelerinden seçilen bir cümle tercih edilebilir.

Bu durum daha sonraki resimlerde de tekrarlanır. Bunun her gün bir defa yapılması yeterli olacaktır. Her gün yeni resim ve ilgili cümle yazılmadan önce önceki resimler ve ilgili cümleleri çocuğa gerektiğinde hatırlatılarak sayfa sayfa gidilmeli en son resme gelindikten sonra yeni resim eklenmelidir. Çocuğun sıkılma ihtimali yüksek olduğundan daha önceki resimlerden sadece bir iki tanesi üzerinde de durulabilir.

Teorik anlamda çocukla bu çalışmanın bir ay sürdüğünü düşünürsek 30 resim ve cümlemizin olduğu görülür. Bu cümlelerin benzerleri gün boyu çocuğun sosyal alanında birkaç defa tekrarlandığında çocukta belirli bir birikim olacağı düşünülmektedir.

 

İKİNCİ DENEYSEL UYGULAMA “KELİME ÖĞRENİMİ”

Hedef kitle ve işleyiş yukarıdaki gibidir. Bu defa bir kompozisyon yerine çocuğun kendi başına çizdiği veya beraberce çizilen bir nesne aynı işlemlerden geçirilerek kitaba yerleştirilir. Bu defa, örneğin, çocuk tarafından çizilen nesne masaysa başka masa resimleri de ilave edilerek aynı sayfaya yerleştirilebilir. Bu çocuğa daha sonraki resimlerinde daha iyi masalar çizmesinde yardımcı olacağı gibi kelimeleri ve harflerini hatırlamasına da yardımcı olacaktır.

Uygulama alfabetik sırayla yürütüldüğünde çocuğun bir anlamda bizzat kendisinin yaptığı işlevsel bir sözlüğü olacaktır. Resimler önce serbest bir şekilde yerleştirilebilir, ardından alfabetik sıraya konulabilir.

 

ÜÇÜNCÜ DENEYSEL UYGULAMA “FİİL ÖĞRENİMİ”

Burada da uygulamamız ve ve işleyişimiz aynı. Bu defa çocuğun çizdiği resimde veya seçilen herhangi bir resimde hareketli alanlar gösterilerek oradaki kişi veya şeylerin ne yaptığı sorulur. Çocuğun “Onlar yürüyor.” dediğini farz edelim. Bu öğretici için “Yürü-mek” fiilini anlatmak için bir referans oluşturmalı. Bütün resim taranmalı, şartlara göre “Yürü-mek” fiilini ifade eden kısım belli belirsiz bir daire içine de alınabilir. Çocuk, bu mantıkla “Fiil ve kelime” kavramlarıyla basit bir şekilde tanışmış olacaktır.

Çocuğa hem çizdiği resim hem de e-kitaptaki görüntüsü gösterilerek onların ne yaptığı sorulmalı, ardından da fiil yazılmalı. Yanına cümle de eklenebilir. Burada da başka yürüyen insan figürleri eklenerek yürümek fiili pekiştirilmeli. Tabii ki bu aşamalarda çocuğun bildiği dil ve hedef dil Türkçe kullanılmalı. Bu uygulamayla işlevsel ve bireysel bir fiil sözlüğü hazırlamak mümkündür.

 

DÖRDÜNCÜ DENEYSEL UYGULAMA “ALFABE ÖĞRENİMİ”

Bu deneysel uygulamada çocuk harfleri tanıyorsa onların resimlerinin taramaları kullanılabilir veya bilgisayarda resim arama motorları kullanılarak klasöre yerleştirilen harf resimleri kullanılabilir. Her harf için bir sayfa, birkaç resim ve ilgili harfle başlayan birkaç resim konulup kelime yazılabilir. Çocuğa harfin adını yazarken klavyede harf gösterilmeli veya bulmasına yardım edilmeli. Elini hiç çekmeden defalarca kesintisiz yazmasını, yazarken de harfi söylemesi istenebilir.         ” GGGGGGGGGGGGGGGGGG, AAAAAAAAAAAAAA, BBBBBBBBBBBBBBB” gibi.

Dört beş yaş grubu çocuklar için alfabe sözlüğü gibi kullanılabilecek bu uygulama daha ileri yaş grupları için bir bireysel sözlüğe de dönüştürülebilir. Öğretici her harfin sesini isterse ayrı bir programda çocuğa dinletebilir. Harf veya hece seslerinin ön yüklü gelmesini istiyorsa ilgili kaynakla irtibata geçerek çocukla birlikte bir sesli alfabe sözlüğü oluşturabileceği ham ürüne ulaşabilir.

 

BEŞİNCİ DENEYSEL UYGULAMA  “RENK SÖZLÜĞÜ”

Çocuğa hem kullanmakta olduğu hem de hedef dili Türkçe’de renklerin öğretiminde kullanılabilir. Uygulama diğer örneklerdeki gibidir. İlgili resim kutularına renkler yerleştirilir ve Kullanılan dil ve hedef dil Türkçe olarak karşılıkları yazılır.

 

ALTINCI DENEYSEL UYGULAMA  ŞEKİL SÖZLÜĞÜ

Bu deneysel çalışmada normal gelişimini sürdüren çocuğa şekiller öğretilebileceği gibi gelişmesi yavaş olan, hiperaktivitesi olan bir çocuğa da şekil kavramlarını tanıtma  ve öğretme amaçlanmıştır. Yine birlikte çizilen veya çocuğun çizdiği şekiller kullanılabileceği gibi arama motorları yardımıyla toplanan şekiller de kullanılabilir. Her ikisinin aynı sayfada yer alması da sağlanabilir. Çocuklara uygulanan gelişim testlerinin bazılarında bu şekiller kullanıldığı için çocuğa ait bir e-kitabın olması gelişimi izleme açısından yararlı olabilecektir.

 

YEDİNCİ DENEYSEL UYGULAMA “SOSYO KÜLTÜREL ALTYAPI OLUŞTURMA ”

Burada çocuğun Türk akrabalarının resimleri ve akraba adlarının öğrenilmesi, köken, bağ ilişkisi kurulması hedeflenmiştir. Bir ziyaret esnasında çocuk dahil herkesin birlikte bulunduğu resimler bu konuda etkili olabilecektir. “ABİ, ABLA, AKRABA, AMCA, ANNE, ANNEANNE, BABA, BABAANNE, DAYI, DEDE” gibi yakın akraba kavramlarının ilk üç dört harf içinde yer alması şans eseri büyük kolaylık sağlamaktadır. Çocuğun ilgisi ve yaş grubuna göre her gün bir iki örnekle sınırlı kalınabileceği gibi daha ileri yaşlarda daha fazlası da yapılabilir.

Çocukların çizdiği resimlerin yaşa bağlı gelişimi beş evrede değerlendirilmektedir (Doğru;2005). Aile veya uzman çocuğun bu yöndeki gelişimini bu e-kitap yardımıyla takip edebilecek, akraba algısını değerlendirebilecektir.

Kitap kapağına çocuğun da içinde bulunduğu bir büyük aile fotoğrafı konulabilir. Akrabalık kavramlarını ifade edilen kelimeler alfabetik sırayla yerleştirilir ve bunlar resimlerle desteklenirse bir akraba sözlüğü oluşturulabilir.

 

SEKİZİNCİ DENEYSEL UYGULAMA “ANAVATAN KAVRAMI”

Bu kullanımda daha bilinçli, üst bir yaş grubu hedeflenebilir. Bu uygulamada Türkiye’den manzara resimleri, şehir adları ve resimleri, Dünya ülkeleri ve Türkiye’nin konumu gibi temalara yer verilebilir. Şehirler alfabetik sırayla sıralanabilir. Ülkelerin adlarının Türkçe yazılışları eklenebilir.

Bu çalışmanın esas amacı hedef dil olan Türkçe’nin kullanıldığı dünyayla çocuğu sosyolojik ve coğrafi anlamda tanıştırmaktır. Bu aynı zamanda da eğitimin ana hedefi durumundadır.

Özellikle Türklerin yoğun olarak yaşadığı Almanya’yı merkez alan pek çok çalışmada iki dillilik konusu ele alınmaktadır. Çok kültürlü ortamlarda ana dil öğrenimi (Çakır; 2002) yanında yabancılarla yapılan evliliklere bağlı olarak bazı çocuklar doğuştan çift ana dilli olabilmektedir.

 


Anket

  Yabancılara Türkçe öğretimi sahasında bizzat sahada çalışan öğreticilerin katkıları olmadan üretilen çözümlerin, doğru çözümler olabileceğini düşünüyor musunuz ?

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    955940 Ziyaretçi